Ana Sayfa
Yardım
Takvim
Üyeler
Giriş Yap
Kayıt
Merhaba,
Ziyaretçi
. Lütfen
giriş yapın
veya
üye olun
.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse
buraya tıklayın
.
Temmuz 24, 2008, 11:30:50
Duyurular
:
Harry Potter Cafe ~ Last.fm
grubuna gitmek için tıklayın.
Harry Potter Cafe | Forum
/
Diğer Konular
/
Not Defteri
/
Arna Öyküleri
/ Konu:
Bir Son Bir Başlangıç
Sayfa: [
1
]
Aşağı git
« önceki
sonraki »
Yazdır
Gönderen
Konu: Bir Son Bir Başlangıç (Okunma Sayısı 336 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Arna Belorn
Blush // Love is Dust // Blush
Yönetici
Has Türk Kahvesi
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 7758
Recognise The Poison In My Heart
Bir Son Bir Başlangıç
«
:
Mart 30, 2008, 21:13:17 »
Yazarlık Vize Fırat Bayrak
Bir Son Bir Başlangıç
Mekan :
Oturma Odası ( En arkada yemek masası, sağ ve solda vitrin, en önde kanepe )
Oyuncular :
Adam
Kadın
Alper
Konu :
Bir Gazete Haberinden Yola Çıkılarak Yazılan Oyun
Kısıtlamalar :
Tek Mekan, Tek Zaman.
Sahne I
Işıklar Yanar
( Kadın yemek masasında oturmuş sigara içmektedir. Masa da kahvaltılıklar vardır. Adam, elinde bir gazete ile kanepe de oturmuş, gözlükleri gözünde, okumaktadır. Kadın ise adama bakmaktadır. Belli bir süre geçer. )
Kadın : ( ilgisiz ) Çocuklar okula yetişti mi ?
Adam : ( ilgisiz ) Evet. Her zaman ki gibi.
Kadın : Bu gün neden işe gitmiyorsun peki ?
Adam : Daha önce söylemiştim. Dinleseydin, biliyor olurdun.
( Birkaç dakikalık sessizlik. )
Kadın : ( Dalgın bir şekilde tırnaklarına bakarak, sakince konuşur ) Artık aramızda bazı şeylerin yok olduğunu hissediyorum.
Adam : ( Gazete okumaya devam etmektedir. Sakince cevap verir. ) Yedi yıldır evliyiz, bir tanem. Bundan olabilir mi ?
Kadın : Sanmıyorum.
Adam : Peki ne sanıyorsun ?
Kadın : Belki de biz beceremiyoruzdur ? Yani aslında gerçekten birbirimizi sevmiyoruzdur. ( duraksar ) Hayır. Bir zamanlar kesinlikle seviyorduk, belki şuanda sevmiyoruz.
Adam : Ne yani, sevginin şekil değiştirdiğini mi söylüyorsun ?
Kadın : Hayır, şekil falan değiştirmedi. Aramızda ki sevgi tamamen tükendi.
Adam : Ben pek öyle düşünmüyorum.
Kadın : Eskiden, ne kadar da severdik birbirimizi. Ne kadar çok güler, ne kadar çok sevişirdik; hatırlıyor musun ? Bir dakika bile yalnız kalmaya dayanamazdık.
Adam : İlk yıllar … ( sözü kesilir )
Kadın : ( tırnaklarına bakmayı bırakır, adama bakar ) Cicim ayları mı ? Hayır, sanmıyorum. Cicim ayları, aydır. Yıllara taşmaz. Bir yerlerde birkaç hata yapmış olmalıyız. ( kalkar, vitrinin yanında ki aynaya yürür. Bu sırada adam konuşmaktadır. )
Adam : Hata mı ? Pek sanmıyorum. Hatalar bizim gibi enine boyuna düşünen insanlar için pek olası şeyler değil.
Kadın : ( aynaya da kendine bakar, vücudunu eller. ) Artık beni arzulamıyorsun değil mi ?
Adam : ( Gazeteden başını kaldırır. Ama kadına bakmaz. ) Eskisi kadar değil ama …
Kadın : Eskiden beni ne kadar da arzulardın. Ben de seni …
Adam : ( gazetesine geri döner ) Ama hayat budur. Bulursun, seversin, alışırsın ve ölürsün. Bu kadar basittir. Biz birbirimize alıştık.
Kadın : Sevişmek istemeyecek kadar çok mu alıştık ?
Adam : Hadi ama ! Sevişmediğimizi söyleme bana. Çünkü bu doğru değil.
Kadın : Hayır, sevişmiyoruz. Biz sadece seks yapıyoruz. İkisi arasında oldukça büyük fark var. Bedensel ihtiyacımızı karşılıyoruz ve bitiyor.
( kadın masanın başına dönene kadar sessizlik. Oturunca konuşmaya başlar. )
Bir şeyler öldü.
Adam : Hiçbir şeyin öldüğü falan yok. Birbirimizden nefret falan etmiyoruz ki ? Ya da birbirimizi çekememe gibi bir durumumuz yok. Evet bazen bu zor oluyor fakat genel anlamda oldukça iyiyiz.
Kadın : ( kendine bir bardak su doldurur ) Nefret etmemek önemli değil ki. Birileri bir zamanlar “ Aşkın karşıtı nefret değil, ilgisizliktir.” Demiş. Şuandaki durumumuzu oldukça iyi tanımlıyor sanırım. ( suyunu içer )
Adam : ( hala gazetesini okumaktadır. ) İlgisizlik mi ? Sanmıyorum ?
Kadın : Konuşmaya başladığımızdan beri, yüzüme tek bir sefer bile bakmadın. İlgisizliğin başka bir tanımı var mıdır acaba ?
Adam : Neden bakayım ki ? Ses tonundan bile yüzünün hangi şekli aldığını tahmin edebiliyorum. Bunca yıldan sonra mimiklerin mi değişecek sanki ?
Kadın : Küçük şeyler … Anlayamadığın ama önemli olan küçük şeyler.. Her neyse..
( Sadece kadının üzerinde hafif bir ışık kaldığında kadın konuşur sessizce )
Ayrıntılar. Birkaç ses belki, belki de birkaç iç çekiş. Anlamsızlığında bulman gereken anlamlar. Hayatın karşısındaki bir bağnazlık. Belki bitmek bilmez bitişlerde ki yankılar. Belki içimde ki dışavurumlardır beni ele veren. Belki de iç çekişlerimdir gözlerinden gizli yerlerde. Hasret denen laneti, yanı başındayken çekmektir belki de. Hani vardır ya, çocukların güldüğü parklar. Çok gerilerde kaldılar. Uzak kıyıların, martılarında kaldılar. Burada ki martılar farklı şakıyor artık. Farklı dilleri. Anlaşılmaz, uzak, soğuk. Sıcaklığın, sızısında, çağırmalar belki de seni sensizlikten. Birlikte olduğumuz günlerin hatırına, güldüğümüz anıların hatırına, çıkıp gitmemek. Kalmak ama aslında yok olmak içten içe.
( kadının ışığı söner, adamın ki yanar. Gazeteyi bırakmıştır. )
Arzu, kanımı kaynatır zamanın kanadında. Sonra, uçar gider bilinmez diyarlara. Resmini taşırım cebimde. Öperim, eski zamanlarda. Şimdi anlamsızdır donuk gülüşün. Seni seviyorum değişin anlamsızdır. Zaten benimsindir bitene kadar nefeslerin. Zaten benim olmuşsundur bunca zamandır. Bedenin aynı kalmıştır. Evet, değişir zamanla, gene de aynıdır. Kokun aynıdır. Bakışın, gülüşün, duruşun aynıdır. Zaman eskitir ve alıştırır. En kötüsü alıştırır. Bir şeye alışırsa insan, istemez olur onu bir daha. Çünkü zaten kanında akmaktadır. Fark etmez orada olduğunu.
Işık Söner.
Sahne II
Işıklar Yanar
( Kadın vitrinin önünde durmuş, vitrinin içine bakmaktadır. Adam ise kanepede oturmuş, kadına bakmaktadır. Kadının izlendiğinden haberi yoktur. )
Kadın : ( Vitrine bakmayı sürdürerek konuşur. ) Sence de bir şeyleri değiştirmemiz gerekiyor mu ?
Adam : Nerede ?
Kadın : Bilmiyorum, herhangi bir yerde. Mesela şu vitrinde. Bu bebekler çok fazla duruyorlar. Belki sıralarını değiştirirsek göze daha hoş görünebilirler.
Adam : Neden bir şeyleri değiştirmek isteyelim ki ? ( kalkıp kadının yanına gider. Kadına dokunmaz ama vitrinin içine bakmaya başlar )
Kadın : ( Adama bakar, sonra tekrar vitrine bakar. ) Çünkü artık çok sıkıcı olmaya başladı. Her şey, bütün şeyler aynı. Şu fincanları orada kaldırabiliriz mesela. ( fincanları gösterir )
Adam : Bence yerleri oldukça iyi.
Kadın : ( Tekrar adama bakar ) Seninle, Karadeniz’e gittiğimiz günü hatırlıyor musun ? Gene şu değişken işlerinden birindeydin ve bir paket teslim almak için Karadeniz’e gitmemiz gerekmişti. Sürekli bozulup duran bir arabamız vardı. Gene bozulmuştu ve arkada sevişmiştik.
( sessizlik )
Ne oldu bize ? Eskiden birbirimizi o kadar çok severdik ki …
Adam : Zaman … zaman eskitti. Birbirimizin er halini izledik. Yaşlanmamızı izledik, birbirimizi izledik. Çocuklarımız oldu onları izledik. Sürekli izledik ve öğrendik. Öğrendikçe, değersizleşti. Çünkü bilinen şeyin değeri azalır.
Kadın : Hayır … Bir şeyi bilemiyorsam, sevemem de.
Adam : Böyle diyeceğini biliyordum. Görüyor musun ? Etrafımızda hiçbir sürpriz yok. Çünkü biliyoruz. Birbirimizi biliyoruz.
Kadın : ( vitrine döner. Kapağını açar ve bir porselen çaydanlığı alıp masanın üzerine koyar. Geri dönüp vitrini kapatır. ) Böyle daha güzel.
Adam : ( kanepeye dönmüş, uzanmıştır. ) Tek bir şeyi değiştirmek, hiçbir zaman kökten bir çözüm getirmez.
Kadın : ( Çaydanlığa yönelirken konuşur. ) Çocukları bir saat sonra okuldan alman gerek.
Adam : Biliyorum.
Işıklar Söner
Sahne III
Işıklar Yanar
( Adam telefonda konuşmaktadır. Kadın ortalıkta yoktur. Yemek masasının üzerinde akşam yemeğinden kalma bulaşıklar vardır. )
Adam : Elbette … Hayır, hayır bu gün bir yere gitmiyoruz. Evet. Peki tamam o zaman, bekliyoruz. Görüşmek üzere.
( Telefonu kapatıp kanepeye geçecekken, Kadın girer. Masaya yönelip toplamaya başlar.Geri gitmeden önce konuşur. )
Kadın : Kimdi o ?
Adam : Alper.
Kadın : ( adamın cevabını beklemeden içeri geçmiştir döndüğünde tekrar sorar. ) Kim dedin ?
Adam : Beni dinlemeyi ne zaman öğreneceksin merak ediyorum.
Kadın : ( Elinde bulaşıklarla durup adama bakar. ) Bütün işleri bana yaptırmak yerine, bana yardım etsen, belki de seni daha rahat dinleyebilirim. Ne dersin ?
Adam : ( İç çeker. Kanepeye oturur. Kadını arkasında bırakır. ) Alper gelecekmiş. Birlikte içeriz diye düşünmüş.
Kadın : Sen ne dedin ?
Adam : Buyur gel dedim. Gelme mi deseydim ?
Kadın : Bu evde artık içki içmiyoruz ama değil mi ?
Adam : Bu seferlik bunu görmezden geleceğiz artık.
Kadın : O zaman bir zahmet kalkıp çocukları yatır.
Adam : Daha gelmeyecek. Birkaç işi varmış.
Kadın : ( Bıkkın ) Zaten çocuklarda yatar yatmaz uyumayacaklardır. Kalkıp çocukları yatır.
( Adam kanepeden kalktığında, kadın çoktan elinde bulaşıklarla içeriye geçmiştir. Adam çıkar. )
Işıklar Söner
Sahne IV
Işıklar Yanar
( Yemek masasının üzerinde, mezeler, dört votka şişesi ve meyve suları vardır. Alper, Kadın ve Adam masanın etrafındadırlar. Sohbet edip gülmektedirler. Zaten şişelerden ikisi çoktan boşalmıştır. Sohbet bir süre daha devam eder. Fıkralar, gülüşmeler. )
( Adam masadan kalkar. Sallanarak çıkışa gitmektedir. )
Kadın : ( Gülerek ) Nereye ?
Adam : ( sinirle ) Tuvalete !! Her şeyi bu kadar merak etme be ! ( çıkar )
Alper : Fazla üstüne gitmeyelim. ( Güler ) Votka herkesi mutlu etmez.
Kadın : O hiçbir zaman mutlu olmaz zaten.
Alper : Öyle deme. Çok matrak adamdır.
Kadın : Matraklığını bir ben göremiyorum zaten.
( sessizlik )
Alper : Eğer senin gibi bir kadının değerini bilmiyorsa, yazık ona.
Kadın : ( Alper’e bakar. ) Teşekkür ederim.
Alper : Teşekkür etme. Bu bir iltifat değildi. Ben sadece gerçekleri söylüyorum.
( birkaç dakika sessizlik olur. İçerler, yerler ama konuşmazlar. )
Kadın : Nerde kaldı bu ? Ben bir gidip bakayım bari.
Alper : Olur.
( Kadın çıkar. Alper bir süre kendi başına içer. )
Kadın : ( Gelip masaya oturur. ) Yatmış.
Alper : Hani tuvalete gidiyordu ?
Kadın : Çocukların odasından geçerken, onlara bakmak istemiştir büyük ihtimalle. Tuvalete geçmeden onların arasına yatıp uyumuş.
Alper : Baya yoruldu anlaşılan. ( Güler )
Kadın : Bütün gün evde nasıl yorulsun ?
Alper : Ya da artık yaşlandı bizim moruk.
( gülerler. )
Kadın : Az önce söylediklerin ciddi miydi ?
Alper : Hangisi ?
Kadın : Benim … hakkımda olanlar.
Alper : Elbette ki ciddiydi !!! ( bardağını kaldırır ) Güzelliğine !!
Kadın : ( sessizce ) Güzelliğime.
Işıklar Söner
Sahne V
( Kanepe açılmış, yatak haline getirilmiştir. Üzerinde beyaz bir çarşaf ve yastık vardır. Çarşaf kanla lekelenmiştir. Hemen kanepenin önünde, kanlı bir balta durmaktadır. Adam ve Kadın masada oturmaktadırlar. Adam kafasını elleri arasına almış, Kadın ise hareketsizce kanepeye bakmaktadır. )
Kadın : ( Bir süre sessizlikten sonra konuşur. Sakindir. ) Nereye attın onu ?
Adam : ( sakince ) Nereye olacak ? Dereye.
( sessizlik )
Kadın : Bulurlar mı acaba ?
Adam : Bilmiyorum.
( sessizlik )
Kadın : ( alçak sesle ve sakince ) Neden onu öldürdün ?
Adam : Sen niye onunla seviştin ?
Kadın : Çünkü bir şeyleri yenilemek istedim.
Adam : Benle de yenileyebilirdin.
Kadın : ( adam hiç konuşmamış gibi devam eder. ) Bana hala güzel olduğumu, kadın olduğumu, en azından hala yaşıyor olduğumu fark ettirdi.
Adam : ( sinirle güler ) Emin ol benden çok hissettirememiştir. Benim yapamayacağım hiçbir şeyi o sana yapamazdı.
Kadın : Sen bana ne yapıyorsun ki ?
Adam : Ne mi yapıyorum ? Sana ne mi yapıyorum ? ( sinirlenmeye başlamıştır. ) Sana bakıyorum, seninle aynı evde yaşıyorum, dediklerini yapıyorum, demediklerini de yapıyorum. Daha ne istiyorsun ?
Kadın : Sevilmek ?
Adam : ( güler ) Sevilmek mi ? İstediğin bu mu ? İstediğin bu muydu ? Onunla bu yüzden mi yattın ? İlk görüşte aşk mı ? Yoksa senin orospuluğun mu ?
Kadın : Ne söylediğin umurumda değil. O bana, beni beğendiğini söyledi ve ben de …
Adam : Ve sen de onunla seviştin. Bu kadar kolay mı bunlar ?
Kadın : Demek ki kolaymış ! Ne bekliyordun ki ? Artık aramızda hiçbir şey kalmadı. Bana hiçbir şey veremiyorsun. Sana bakıyorum diyorsun ama bakmanın sadece paradan ibaret olduğunu düşünüyorsun. Sevmek diyorsun, seni seviyorum diyorsun ama bunu bana hissettiremiyorsun. Çünkü artık ben de sana bir şeyleri veremiyorum. Çünkü ben de yoruldum artık. Ya da alıştım. Ya da dediğin gibi, artık seni biliyorum.
( sessizlik )
Adam : ( sakince ) Bu ne zaman başladı ?
Kadın : ( sakin ) Bilmiyorum. Sence ne zaman başladı ?
Adam : Bence biz, çoktan birbirimizden gitmiştik.
( sessizlik )
Kadın : Peki şimdi ne yapıyoruz ?
Adam : Ne mi yapıyoruz ? Hiçbir şey. Hiçbir şey olmamış gibi devam ediyoruz.
Kadın : ( şaşkın ) Bir adam öldürdün ve biz hiçbir şey olmamış gibi devam mı ediyoruz ? Bunu nasıl yapmamı bekliyorsun ki ?
Adam : Yapabileceğini biliyorum.
( sessizlik )
Kadın : Umarım cesedi bulamazlar.
Adam : Umarım. Artık bunları düşünme. Etrafı toplamama yardım et. Sonra uyuyalım. Şuanda tek istediğim güzel bir uyku.
Kadın : Adamı öldür, etrafı temizle ve uyu. Sevdim bunu.
Adam : Ben de.
Kadın : Bunu daha sık yapmalıyız.
Adam : Neden ? Başka biriyle olmak hoşuna mı gitti ?
Kadın : Sadece şaka yapıyordum.
Adam : Peki. ( duraksama ) Her neyse, artık şunları toplamamız gerek. Çocuklar kalkınca, bu manzarayı görmeleri hoş olmaz.
Kadın : Pekala.
( İkisi de masadan kalkıp, kanepeye yöneldiklerinde, ışıklar yavaş yavaş söner. Son sözler duyulur. )
Kadın : Bu gün yatakta rahat durmayacakmışsın gibi geliyor.
Adam : Neden, bir sakıncası mı var ? Yoksa çok mu yordu seni ?
Kadın : Bunun lafı daha ne kadar uzayacak bakalım…
Son
Logged
Portishead
Bir Hayatın Özeti
Viva La Vida or Death and All His Friends
[ <3 Chou <3 ]
(göstermek/gizlemek için tıkla)
(göstermek/gizlemek için tıkla)
(göstermek/gizlemek için tıkla)
Sponsor Bağlantılar
Reklam
Offline
Mesaj Sayısı: 7
Re: Bir Son Bir Başlangıç
«
Eklendi:
Temmuz 24, 2008, 11:30:50 »
Logged
Madeleine
Sert Espresso
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 1202
Lonca Editörü...
Ynt: Bir Son Bir Başlangıç
«
Yanıtla #1 :
Mart 30, 2008, 21:32:39 »
Genelde bu tür şeyler okumam ama öyle hoşuma gitti ki... Çok akıcı, çok güzel. Ellerine sağlık. Bundan sonra yazılarının en büyük takipçisiyim
Logged
Love & Music
Güz Ezgisi
Marissa
Son Yok Edilecek Düşman,Ölümdür.
Cafe Cini
Has Türk Kahvesi
Online
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 5455
''Est Solarus oth Mithas''
Ynt: Bir Son Bir Başlangıç
«
Yanıtla #2 :
Mart 30, 2008, 21:36:42 »
çok farklı bir yazı olmuş.çok değişik.
Alıntı
Arzu, kanımı kaynatır zamanın kanadında. Sonra, uçar gider bilinmez diyarlara. Resmini taşırım cebimde. Öperim, eski zamanlarda. Şimdi anlamsızdır donuk gülüşün. Seni seviyorum değişin anlamsızdır. Zaten benimsindir bitene kadar nefeslerin. Zaten benim olmuşsundur bunca zamandır. Bedenin aynı kalmıştır. Evet, değişir zamanla, gene de aynıdır. Kokun aynıdır. Bakışın, gülüşün, duruşun aynıdır. Zaman eskitir ve alıştırır. En kötüsü alıştırır. Bir şeye alışırsa insan, istemez olur onu bir daha. Çünkü zaten kanında akmaktadır. Fark etmez orada olduğunu.
bu kısma bayıldım özellikle.
ve garip bir çiftmiş bunlar diyorum.yorum yapılamıyor.sevgi zamanla rutinemi biniyor.ve sevgi öldürmeyi haklı kılarmı yoksa kıskançlıkmı nedeni.aldatıldıktan sonra geriye dönülebiliyormu.
farklı olmuş,güzel olmuş ve düşündürücü olmuş.
canım sen özelsin.
Logged
MisSGuaRD
zemnüröG ξ ~ζ
Demleme Çay
Offline
Mesaj Sayısı: 956
яǝʎmɐs ツ
Ynt: Bir Son Bir Başlangıç
«
Yanıtla #3 :
Mart 30, 2008, 21:39:11 »
farklılığıma geldi..
yorumumu nasıl yapacağımı bilmiyorum.. hoş olmuş ama en güzel yeride alperin ölümünden sonrası adam ve kadının konuşması...
"bunu daha sık yapmalıyız" huha
ellerine sağlık....
(aslında normalde soyadındaki harfler büyük olur falan diye biliyordum (özellikle de yazarların) ama şimdi bi şöle bi yukarı kitaplığıma göz attım da yarısından çoğu normal yazılmış
)
«
Son Düzenleme: Nisan 18, 2008, 17:33:05 Gönderen: MisSGuaRD
»
Logged
×' .ıłıłı. »»eятełeимı$ šÖz¢Üκłeя»» .ıłıłı . '×
۵๏̯͡๏)
sɹǝʇ ʎǝş ɹǝɥ // ρяɐηδssiɯ
Dame
Damla, Damlaş, Damma artık nasıl istersen ~ Gırrrrrrrr ~ Hmpff
UU Seherbazları
Köpüklü Kapuçino
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 1386
Kuzucukların eylemleri devam edecek!
Ynt: Bir Son Bir Başlangıç
«
Yanıtla #4 :
Mart 30, 2008, 22:28:21 »
Alıntı
Ayrıntılar. Birkaç ses belki, belki de birkaç iç çekiş. Anlamsızlığında bulman gereken anlamlar. Hayatın karşısındaki bir bağnazlık. Belki bitmek bilmez bitişlerde ki yankılar. Belki içimde ki dışavurumlardır beni ele veren. Belki de iç çekişlerimdir gözlerinden gizli yerlerde. Hasret denen laneti, yanı başındayken çekmektir belki de. Hani vardır ya, çocukların güldüğü parklar. Çok gerilerde kaldılar. Uzak kıyıların, martılarında kaldılar. Burada ki martılar farklı şakıyor artık. Farklı dilleri. Anlaşılmaz, uzak, soğuk. Sıcaklığın, sızısında, çağırmalar belki de seni sensizlikten. Birlikte olduğumuz günlerin hatırına, güldüğümüz anıların hatırına, çıkıp gitmemek. Kalmak ama aslında yok olmak içten içe.
Arzu, kanımı kaynatır zamanın kanadında. Sonra, uçar gider bilinmez diyarlara. Resmini taşırım cebimde. Öperim, eski zamanlarda. Şimdi anlamsızdır donuk gülüşün. Seni seviyorum değişin anlamsızdır. Zaten benimsindir bitene kadar nefeslerin. Zaten benim olmuşsundur bunca zamandır. Bedenin aynı kalmıştır. Evet, değişir zamanla, gene de aynıdır. Kokun aynıdır. Bakışın, gülüşün, duruşun aynıdır. Zaman eskitir ve alıştırır. En kötüsü alıştırır. Bir şeye alışırsa insan, istemez olur onu bir daha. Çünkü zaten kanında akmaktadır. Fark etmez orada olduğunu.
Çok güzel ve bir o kadar da değişik olmuş ama bence en güzel ve can alıcı yeri alıntıda. Böyle duygulara oldukça uzak olsam da etkilendim.
Kadınla erkek birbileri için biçilmiş kaftan olmuşlar. Onların yerinde başkası olsa devam edemezdi. Kadın davranışlarıyla ne istediğini açıkca belli etmiş ve adam da anlamış. Heyecanını kaybetmiş olsa da ilişkileri tehlikeden kurtulmuş ikiside derslerini almışlar, ama aca neden vicdanları devre dışı kalmış? Sonuçta ortada bir cinayet var ama o da garip bir şekilde her şeyi düzene sokmuş.
Dünyada ne kadar farklı insanlar var. Herkesi bir kalıba koymak yanlış olur sanırım yani vicdana değinirsek. Neyse toplayamadım bir türlü sonunu
sonuç olarak çok güzel ve edebiyat hocamı deli etmeme yol açacak bir yazı olmuş. Ellerine sağlık.
Logged
yazan bir yazar!
Under your spell again.
I can't say no to you.
Crave my heart and it's bleeding in your hand.
I can't say no to you.
Shouldn't let you torture me so sweetly.
Now I can't let go of this dream.
I can't breathe but I feel...
Good enough,
I feel good enough for you.
Drink up sweet decadence.
I can't say no to you,
And I've completely lost myself, and I don't mind.
I can't say no to you.
Shouldn't let you conquer me completely.
Now I can't let go of this dream.
Can't believe that I feel...
Good enough,
I feel good enough.
It's been such a long time coming, but I feel good.
Stupefy'm bu sene başaracağız! Çıkmayan notalar çıkacak!
_LİLY_
Demleme Çay
Online
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 730
-EvANesCeNCe-
Ynt: Bir Son Bir Başlangıç
«
Yanıtla #5 :
Nisan 02, 2008, 16:29:38 »
Çok değişik ama akışkan bir yazı olmuş. Yine mükemmelsin. Olaylar bana ne kadar değişik gelsede, yazımın o kadar güzelsi beni yine o bildik diyarlara götürdü. Güzel , düşündürücü ve değişik bir yazı olmuş.
Logged
Felonious
Lacrimarum.
Cafe Cini
Sıcak Çikolata
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 1546
Ynt: Bir Son Bir Başlangıç
«
Yanıtla #6 :
Nisan 02, 2008, 18:40:26 »
keşke adam kendini öldürseydi. daha kökten bir çözüm olacağı kesin.
Logged
bushu
UU Seherbazları
Demleme Çay
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 815
bi süre yokum!!
Ynt: Bir Son Bir Başlangıç
«
Yanıtla #7 :
Nisan 03, 2008, 20:38:46 »
ahah final baya ilginç olmuş.. tamamen farklı bişey bekliyodum xD
benim beklediğimden daha güzel ma seninki xD
Logged
www.aholeonthetoiletwall.blogspot.com
- blog şeysim xD
Laila
ZuTara <3 | LittleMine <3
UU Seherbazları
Demleme Çay
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 817
m!k€ <3
Ynt: Bir Son Bir Başlangıç
«
Yanıtla #8 :
Nisan 04, 2008, 15:51:52 »
öhöm
gerçekten çok düşündürücü ve hoş olmuş
aldattıktan, öldürdükten sonra aynı yatağı paylaşmaya devam edebilmeleri güzeldi
ama yine de bu gerçekte olamaz sanıyorum. ilişki ne kadar monotonlaşsa da, aldattıktan sonra affedilen olduğunu da sanmıyorum. herneyse
akıcı. anlatım çok hoş. özellikle "Bunu daha sık yapmalıyız" kısmı çok hoşuma gitti
sevdim
Logged
Lost..Lost..Lost..Lost..
Yeni Dünya ~ 3. Bölüm(!)
Kapı! 1. Bölüm | Rüya
dora_mien
Süt
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 65
KayßedeßiLecegim ßir $ey Yokken Kendimi Kayßettim
Ynt: Bir Son Bir Başlangıç
«
Yanıtla #9 :
Temmuz 18, 2008, 13:52:01 »
çok ilginç bir yazı olmuş
Logged
DoRa&MieN
"Bugün pazar...
Bugün, beni ilk defa
Güneşe çıkardılar.
Ve ben, ömrümde ilk defa
Gökyüzünün
Bu kadar benden uzak,
Bu kadar mavi,
Bu kadar geniş olduğuna şaşarak,
Kımıldamadan durdum..."
Nazım Hikmet Ran
Sayfa: [
1
]
Yukarı git
Yazdır
« önceki
sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:
Gitmek istediğiniz yer:
-----------------------------
Harry Potter Konuları
-----------------------------
=> Gazete
=> Harry Potter
===> Kitaplar
=====> Felsefe Taşı
=====> Sırlar Odası
=====> Azkaban Tutsağı
=====> Ateş Kadehi
=====> Zümrüdüanka Yoldaşlığı
=====> Melez Prens
===> Filmler
=====> Felsefe Taşı
=====> Sırlar Odası
=====> Azkaban Tutsağı
=====> Ateş Kadehi
=====> Zümrüdüanka Yoldaşlığı
===> J.K. Rowling
=> Oyuncular
=> Ölüm Yadigârları Kitap
=> Ölüm Yadigarları Filmi
=> Melez Prens Filmi
-----------------------------
Diğer Konular
-----------------------------
=> Sohbet
===> Geveze
===> Sıra Sende
=====> Cadılar Bayramı
=> Üye İlişkileri
===> Kulüpler
=====> Popomundo Kulübü
===> Üye Çalışmaları
===> Yardımlaşma
===> Üye Duyuruları
=> Müzik
=> Sinema
=> Televizyon
===> Lost
===> Heroes
=> Kitap
=> Oyunlar
=> Not Defteri
===> Harry Potter Hikayeleri
===> Alıntı
===> Arna Öyküleri
=====> Gözyaşı Prensi
===> The Unbroken Universe
=====> Savunulan Sözler
=====> Hatırlanan Sözler
=====> Unutulmayan Sözler
===> Genç Yazarlar Çetesi Barınağı
-----------------------------
Yönetim
-----------------------------
=> Duyuru Panosu
=> Resepsiyon
Powered by SMF 1.1.5
|
SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
Harry Potter
|
Galeri
|
Forum
|
Arşiv
Yükleniyor...