Harry Potter Cafe | Forum
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
  Aralık 02, 2008, 04:16:23  
   
 
 
   
 
Sayfa: [1] 2 3 4   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Bir Ahiret Komedisi  (Okunma Sayısı 1883 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Arna Belorn
Hayal Cennetin Gözyaşları
Yönetici
Has Türk Kahvesi
*******
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 8559


Don't lose your fair !


Üyelik Bilgileri WWW
« : Aralık 21, 2007, 23:10:04 »



Naz : Neden buradayız ?

Murat : Ben de bilmiyorum.

( Etraflarına bakarlar. Onlara ilginç gelen ağaçları inceler ve bakınmaya devam ederler. )

Naz : Bence bu benim rüyam.

Murat : Bu benim rüyamda olabilir.

( Ağaçların arasında bir adam çıkar. Üzerinde kahve rengi bir cüppe vardır. İkiliye yaklaşır. )

Adam : Bu ne senin, ne de senin rüyan. Bu dünyanın rüyası. Burası  her yer.

Naz : Buraya nasıl geldik ?

Adam : Sadece isteyerek.

Murat : Aynı anda mı istedik ?

Adam : Evet.

( bir hışırtı duyulur. Murat ve Naz hışırtının geldiği yöne bakarlar. )

Naz : O da nesi ?

Adam : Önemsiz şeylere burada değer vermenize gerek yok kızım. Burası sizin istediğiniz ve
olmanız gereken yer. Siz var olmasını istemediğiniz sürece bu dünyada hiçbir şey olmaz.

( hışırtı tekrar duyulur )

Murat : Ben bile orada bir şey olmasını istemezken, orada ki hışırtılar devam ediyor. Söyler misin bu nasıl oluyor ?

Adam : Birinizin kurtulamadığı anılar yüzünden oluyor elbette ki. Gelin bakalım.

( üçü birlikte çalılığa yürürler. Adam çalılığı aralar. Orada dizlerini karnına doğru çekmşi oturan küçük bir kız vardır. Üçlüye bakar ve tekrar ağlamaya başlar )

Murat : ( Naz’a bakarak ) Bu sen misin ?

Naz : Evet …

Murat : Ne işin var burada ?

Naz : Çok küçükken, köyün büyükleri çocuklara masal anlatırlardı. O masalların birinde, bir kız sevdalısını bulmak için kaf dağına yolculuk yapar. Ve kaf dağının ardında gerçek aşkını bulup, onunla sonsuza kadar mutlu yaşar. Bu öyküden çok etkilenmiştim. Köyümüzün dört tarafı ağaçlarla ve uçsuz ormanlarla kaplıdır. Bu uğurda, kaf dağını bulmak amacıyla, yola çıktım. Yanıma ne yiyecek ne de içecek almıştım.

( derin bir nefes çeker ciğerlerine. Aynı anda küçük kızda derin bir nefes verir. Hala ağlamaktadır. Murat ve Adam Naz’ın devam etmesi için beklemektedirler. )

Yürüdüm. Karanlık basana kadar yürüdüm. Sonra da bir çalılık bulup oraya sığındım. Ay ışığında ormanın küçük bir kız için ne kadar korkutucu olduğunu bilemezsin.

Murat : ( Küçük kıza bakar ) Küçük senin ifadesine bakarak, az çok anlayabiliyorum.

Adam : Onu serbest bırakmak zorundasın kızım.

Naz : Nasıl ? Anlamıyorum.

Adam : Bu anı senin için bir engel. Ondan kurtulmalısın. Kaf dağını arıyorsan, onu buldun.
Burası kaf dağı, burası her yer ve hiçbir yer. Burası istediğin her şeyin elde edebileceğin bir şey. Kaf dağını buldun.

Naz : Evet sanırım buldum.

Adam : Ve yolculuğa sevdalını bulmak için çıkmıştın. Şuanda o yanında duruyor kızım. Sevdalına sevdalanan bir kız, kaf dağının yamacında dolaşıyor. Tam şu vakit.

Naz : Evet … ( der ve Murat’a bakar. Küçük kız kaybolmuştur. Naz şaşırır ) Bu nasıl oldu ?

Adam : Her şeyi çok fazla sorgulamaktan vazgeçersen eğer, eminim ki hayat daha kolay olacaktır. Burada her şey olabilir.

Murat : Ben hala neden burada olduğumuzu anlamıyorum.

Adam : Gelin benimle, çok yakında anlarsınız.

( Yürümeye başlarlar. Bu sefer toprak bir yola gelmişlerdir. )

Naz : Sen de duydun mu ?

Murat : Evet. Sanki biri bir suya taş atıyor.

Adam : Ben hiçbir şey duymuyorum. Eğer ki siz duyuyorsanız yürüyün. Uğraşmamız geeken daha önemli şeyler var.

( Naz yürümeye başlar ama Murat yürümez. )

Naz : Ne oldu ?

Murat : Ben hala duyuyorum ve içimde o sese doğru gitmek gibi bir his var.

Naz : ( Etrafına bakar. ) Peki ama bu ıssız topraklarda, hiçbir şey göremezken o sesi nasıl bulabiliriz söyler misin ?

Murat : Çok yakından geliyor.

Adam : Mesela şuradan mı ? ( der ve üçünün tam ortasını gösterir. O dakika, orada küçük bir çocuk belirir. Bir su birikintisine taş atmaktadır. )

Naz : Bu da senin küçüklüğün mü ? ( Murat’ a bakar. )

Murat : Evet.

Naz : Peki ne yapıyorsun ?

Murat : Okuduğum bir kitabın çok fazla etkisinde kalmıştım.

Naz : Ne yazıyordu ki ?

Murat : Efsaneye göre, bir adam bir gün ormanda ki gölde kendi yansımasını görür. O kadar güzeldir ki o gölde ki yansıma, adam ona aşık olur. Yani kendi güzelliğine vurulmuştur. Her gün göldeki yansımaya, kendisine bakmak için gelir ve ne kadar güzel olduğunu söyler. Ama bir türlü gölde ki kişinin kendisiyle neden aynı hareketler yaptığını anlayamaz. Zaten anlamasına da gerek yoktur. (bu sırada çocuk gölde kendi yansımasına bakmaktadır. Arada sırada gidiyor gibi yapıp geri gelip tekrar bakar kendisine. Hikayenin akışına göre çocuğun hareketleri değişir. ) Çünkü göldeki yansıma o kadar muhteşemdir ki, onun büyüsüyle kendisinden geçer. Günler geçtikçe adam kendi yansımasına çok bağlanır. Öyle ki,  yemeden içmeden kesilir. Gölün başından bir dakika bile ayrılmaz. En sonunda bir gün, açlık ve susuzluk ile birleşen yorgunluk üstün gelir ve gölün kenarında uykuya dalar. ( çocuk uyumuştur ) uyandığında, ( çocuk uyanır ) etrafını sarmış üç kişi görür. ( çocuk onlara bakar ) Bu üçü, Tanrıların ulaklarıdır. Ondan kendisini bu kadar seven biri olduğu için utanmasını beklerler. Ama o utanmaz. Göldeki yansımasına aşık olduğunu söyler yüksek sesle ve ağlamaya başlar. Çünkü ulaklardan birisi ayağı ile suyu bulanıklaştırmış, kendisini görmesini engellemiştir. ( Naz ayak parmağını sudan çeker. Çocuk ağlamaktadır. ) Sonra, göle düşer.

Naz : Sen de mi düştün  ?

Murat : Evet

Naz : Nasıl kurtuldun ?

Murat : Babam sesimi duyup geldi. Ama o geldiğinde kendimden geçmişim. O kadarç ok su yutmuşum ki, neredeyse ölüyormuşum.

Adam : Ah, çok güzeldi gerçekten. Fakat şimdi gitmemiz lazım. Kurtul şu veletten.

Murat : İyi ama nasıl ?

Adam : Unut onu. Kendi güzelliğini artık sevemiyorsun. Çünkü senden daha güzel olan birine aşık oldun. O da senin için aynı şeyleri düşünüyor. Böylece içinde ki egodan hiçbir şey eksilmemiş oluyor. Yalnızca karşında ki senden farklı birisi. Şimdi, unut bu anıyı.

Murat : Haklısın … ( gözlerini kapar. Açar. Çocuk hala suyun kenarındadır. ) Olmuyor !

Adam : Uh, pardon benim hatam. Ve sen yüzme biliyorsun.

Murat : Hayır bilmiyorum …

Adam : Burada sen her şeyi istediğinde yapabilirsin. Şuanda yüzme bildiğin biliyorsan yüzme biliyorsundur.

Murat : Evet, ben yüzme biliyorum !

( Çocuk kaybolur. )

Adam : Pekala. Şimdi devam edebilir miyiz ?

 ( adam yürümeye devam ederken , naz ve murat arkada kalıp kendi aralarında konuşurlar )

Naz : Sence de garip değil mi ?

Murat : Garip olan ne ?

Naz : Ney olabilir ? Tüm bu olanlar. Bu tanımadığımız adam. Çocukluğumuzdan gelen ve giden anılar. Onları kovuşumuz. Tıpkı günümüz psikoloji kiapları gibi. Her şey çocuklukla mı ilgili olmak zorunda ?

Murat : Ben çocuklukla ilgili anılardan kurtulmamak için bir sebep görmüyorum. Şuanda oldukça rahatladım. Benim derdim nerede olduğumuz.

Adam : Her yerdeyiz. Bunu daha öncede söyledim.

Naz : ( sinirli ) Sen bizi mi dinliyordun ?!

Adam : Oh ! Özel bir konuşmamıydı ? Fark etmedim. O kadar yakınsınız ki !

Murat : Peki tamam. Şuanda itibaren hiçbir yere gitmiyorum ben.

Adam : Ama gitmeliyiz.

Murat : Hayır.

Adam : Neden ?

Murat : Burada benim istediğim her şey oluyor mu ?

Adam : Elbette !

Murat : Tamam o zaman, gidecek olacağımız ‘yer’ bize gelsin !

( görüntü değişir. Çorak toprak bir anda ırmak kenarı olur )

Adam : Güzel numaraydı.

Murat : Teşekkürler.

Naz : Eee ? Geldiğimize göre, yani o bize geldiğine göre, ne yapacağız burada ?

Adam : Yıkanacaksınız.

Murat : Yuh !

Naz : Oha !

Adam : Ben de memnun oldum.

Murat : Ne demek yıkanacaksınız ?

Adam : Basbayağı. İçine girip yıkanacaksınız. Burası Lehte ırmağı. Buradan geçmek zorundasınız.

Naz : Let .. ne?

Murat : Yunan mitolojisinde, unutma ırmağı olarak geçen ırmak. Cehennemde akan üç ırmaktan biridir. Tanrılar insanları o kadar çok sever ki, cehenneme gidenlere, yüklerinden kurtulmak için böyle bir fırsat verirler.Bu ırmaktan geçtikten sonra, ne yaşadığını ve kim olduğunu unutursun. Böylece yaptıklarının vicdan azabını çekmemiş olursun.

Adam : Benimle rolleri değişmeye cüret etmek. Ama güzel açıklamaydı.

Murat : Teşekkürler.

Naz : Ben benliğimi kaybetmek istemiyorum. Üstelik mitler mitlerdir. Bu kadar basit.

Adam : Aslına bakarsan, o kadar basit değil. Yüzyıllar boyunca insanların inandığı bütün herş ey bu diyarda birikti. Onlar toplanıp, koca bir dünya oluşturdular. Öldükten sonra geldiğiniz yer onların hepsinin toplamı oldu. Eğer yürümüş olsaydık, etrafınızda koşan tek boynuzlular, avlanan elfler, uçan periler belki şanslıysanız, Peter pan’ı bile görebilirdik. Lehte ırmağı da buraya sığınana şeylerden biri. Şimdi, lütfen zorluk çıkarmadan geçin buradan.

Naz : Anlamıyorum.

Adam : Anlayamamanı anlamıyorum.

Naz : Cehenneme gidecek ne yaptık ?

Adam : Hiçbir şey. Zaten bütün meselede burada çocuklar. Hayatınız boyunca hiçbir şey yapmadınız. Yaptığınız sadece tek bir şey vardı. Hayatınız boyunca bütün hayallerinizi cebinize doldurup gerçekleştirdiğiniz tek bir eylem. Beiiniz kaf dağına çıktı sevdalısını aramak uğruna. Biriniz de kendine olan aşkını kanıtlamak için gitti bir göl kenarına. Bunlar dışında hayatınız boyunca hiçbir hayal kurmadınız. Soyut değil somut oldunuz. Mutlu olduğunuzu sandınız çünkü somuttu mutluluk. Dudakların kıvrılmasından ibaretti. Hiçbir şey yapmadınız siz. Ne kötü ne iyi bir şey yapmadınız. Eğer yapmış olsaydınız. Kötü bir şey bile olsa, hayat ederek yapsaydınız onu, kaldı ki kötü ve iyi kavramlarını da siz insanlar oluşturmuştur, Lethe’nin kıyısına gelmiş olmazdınız.

Murat : Ama yapmışız ! Söylediğin gibi ! Bir kere de olsa yapmışız bunu !

Adam : Neyi yapmışsınız ?

Murat : Ben … küçükken … işte … ne yapmıştım ? ( Naz’a bakar )

Naz : Ben de küçükken … ormana … hatırlamıyorum. Önemsizmiş demek ki.

Adam : Demek istediğimde oydu. Size verdiğim somutluğa, soyut düşlerinizi ve anınızı sattınız. Somutlukla soyutluğu takas ettiniz. Buna izin vermemiş olsaydınız, şuanda burada duruyor olmazdık. Şimdi eliniz de hiçbir soyutluk kalmadı. Lütfen geçin şu ırmaktan.

( Naz ve Murat kafalarını sallar. )

Adam : Pekala o zaman benim yardım almam gerekecek. Zorla güzellik olacak işler.

( Islık çalar. Arka taraftan bir kükreme duyulur. )

Naz : Oha !

Murat : Ejder !

Naz : Olamaz !

Adam : Hayal edersen …

Murat ve Naz : Yeter !!

( Irmağa doğru koştururlar.  )
« Son Düzenleme: Şubat 07, 2008, 22:28:21 Gönderen: Arna Belorn » Logged

Hiç bir sanatçının ahlaki eğilimleri yoktur. Sanatçının böyle eğilimler göstermesi affedilmez bir biçem özentisidir.

Oscar Wilde
Sponsor Bağlantılar
Reklam
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7


View Profile
Re: Bir Ahiret Komedisi
« Eklendi: Aralık 02, 2008, 04:16:23 »

Logged
Hey Ho Lou
görünmez
Sıcak Çikolata
*********
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1536



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #1 : Aralık 21, 2007, 23:12:49 »

Ya bu Lethe Irmağından geçtikten sonra ne oluyor bunlara çok merak ediyorum Kahkaha
Genel olarak güzel. Beğendim ben Kahkaha
Logged



Ruhumun derinliklerine kadar inmeyi başarabilmiş depresyon pençeleri çizdi yanaklarımı.
Arna Belorn
Hayal Cennetin Gözyaşları
Yönetici
Has Türk Kahvesi
*******
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 8559


Don't lose your fair !


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #2 : Aralık 21, 2007, 23:18:29 »

Ya bu Lethe Irmağından geçtikten sonra ne oluyor bunlara çok merak ediyorum Kahkaha
Genel olarak güzel. Beğendim ben Kahkaha

Taktın canım sen ona Kahkaha Unutuyorlar her şeyi Kahkaha Letheden sonra Naz ve Murat değil başka iki kişi oluyorlar
Logged

Hiç bir sanatçının ahlaki eğilimleri yoktur. Sanatçının böyle eğilimler göstermesi affedilmez bir biçem özentisidir.

Oscar Wilde
Hey Ho Lou
görünmez
Sıcak Çikolata
*********
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1536



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #3 : Aralık 21, 2007, 23:23:18 »

Ya bu Lethe Irmağından geçtikten sonra ne oluyor bunlara çok merak ediyorum Kahkaha
Genel olarak güzel. Beğendim ben Kahkaha

Taktın canım sen ona Kahkaha Unutuyorlar her şeyi Kahkaha Letheden sonra Naz ve Murat değil başka iki kişi oluyorlar

o da güzel Kahkaha
taktım mı tam takarım ondan yani Kahkaha
Neyse... neyse Kahkaha
Paylaştığınız için teşekkürler efendim Dil Çıkaran
Logged



Ruhumun derinliklerine kadar inmeyi başarabilmiş depresyon pençeleri çizdi yanaklarımı.
Arna Belorn
Hayal Cennetin Gözyaşları
Yönetici
Has Türk Kahvesi
*******
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 8559


Don't lose your fair !


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #4 : Aralık 21, 2007, 23:26:21 »

Ya bu Lethe Irmağından geçtikten sonra ne oluyor bunlara çok merak ediyorum Kahkaha
Genel olarak güzel. Beğendim ben Kahkaha

Taktın canım sen ona Kahkaha Unutuyorlar her şeyi Kahkaha Letheden sonra Naz ve Murat değil başka iki kişi oluyorlar

o da güzel Kahkaha
taktım mı tam takarım ondan yani Kahkaha
Neyse... neyse Kahkaha
Paylaştığınız için teşekkürler efendim Dil Çıkaran

İyi hadi bakalım.
Asıl ben teşekkür ederim kaldı ki msnden ettim zaten okuduğun için =)
Öperim !
Logged

Hiç bir sanatçının ahlaki eğilimleri yoktur. Sanatçının böyle eğilimler göstermesi affedilmez bir biçem özentisidir.

Oscar Wilde
Felonious
Lacrimarum.
Cafe Cini
Sıcak Çikolata
****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1542



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #5 : Aralık 21, 2007, 23:48:55 »

ben çok sevdim gerek konusunu gerek akışını fıratcım =) takıldığım tek şey vardı onuda düzelttin sen zaten Dil Çıkaran

muratın hikayesi çok harikaymış, ayrıca sevdim onun hikayesini. nazın hikayesi de güzel.

"burası her yer ve hiçbir yer." bunu sözde çok hoş. her yer ve hiçbir yer olan bir yer nasıldır acaba? heralde sadece kaf dağı olabilir orası..
Logged



i get on the train and i just stand about now that i don't think of you
i keep falling over i keep passing out when i see a face like you
what am i coming to?
i'm gonna melt down

blame it on the black star
blame it on the falling sky
blame it on the satellite that beams me home
this is killing me
this is killing me
Arna Belorn
Hayal Cennetin Gözyaşları
Yönetici
Has Türk Kahvesi
*******
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 8559


Don't lose your fair !


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #6 : Aralık 21, 2007, 23:50:19 »

ben çok sevdim gerek konusunu gerek akışını fıratcım =) takıldığım tek şey vardı onuda düzelttin sen zaten Dil Çıkaran

muratın hikayesi çok harikaymış, ayrıca sevdim onun hikayesini. nazın hikayesi de güzel.

"burası her yer ve hiçbir yer." bunu sözde çok hoş. her yer ve hiçbir yer olan bir yer nasıldır acaba? heralde sadece kaf dağı olabilir orası..

Bence de ...

Sarılan
Logged

Hiç bir sanatçının ahlaki eğilimleri yoktur. Sanatçının böyle eğilimler göstermesi affedilmez bir biçem özentisidir.

Oscar Wilde
geberesice
b
Has Türk Kahvesi
**********
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2152



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #7 : Aralık 22, 2007, 00:09:14 »

Çok güzel olmuş bayağı sürükleyici ve eğlenceli bir yazıydı. Ama sanki devamını bekliyor gibi sabırsız bir biçimde bitti Gözlerini Deviren Yazarsın değil mi Kahkaha
Ayrıca eline sağlık çok beğendim Gülümseyen
Logged
Gria_Himonas
Gria - Grii - Görüya - Gıveya - Gırüü - Griş - Ciria
Has Türk Kahvesi
**********
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2669


Yakışmaz mı İstanbul bize?

kadrican_ve_saz_arkadaslari@windowslive.com
Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #8 : Aralık 22, 2007, 00:38:07 »

  Bir ara ciddi anlamda korkmuştum; ama bu yazıyı okuyunca rahatladım. Adamın isminin sadece ' adam ' olarak kalması oldukça egzotik Sırıtan Çok karizmatik bir tip yaw. Umarım ilerki bölümlerde de olur.

  Çok süper bir yazı olmuş tebrikler *_________________*
Logged

Arna Belorn
Hayal Cennetin Gözyaşları
Yönetici
Has Türk Kahvesi
*******
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 8559


Don't lose your fair !


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #9 : Aralık 22, 2007, 00:41:56 »

Çok güzel olmuş bayağı sürükleyici ve eğlenceli bir yazıydı. Ama sanki devamını bekliyor gibi sabırsız bir biçimde bitti Gözlerini Deviren Yazarsın değil mi Kahkaha
Ayrıca eline sağlık çok beğendim Gülümseyen

Ödev için yazdım bu oyunu. 6 sayfa olması gerekiyordu. sonu o yüzden zorlama oldu =)

teşekkürler okuduğun için =)

Logged

Hiç bir sanatçının ahlaki eğilimleri yoktur. Sanatçının böyle eğilimler göstermesi affedilmez bir biçem özentisidir.

Oscar Wilde
Arna Belorn
Hayal Cennetin Gözyaşları
Yönetici
Has Türk Kahvesi
*******
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 8559


Don't lose your fair !


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #10 : Aralık 22, 2007, 00:44:31 »

  Bir ara ciddi anlamda korkmuştum; ama bu yazıyı okuyunca rahatladım. Adamın isminin sadece ' adam ' olarak kalması oldukça egzotik Sırıtan Çok karizmatik bir tip yaw. Umarım ilerki bölümlerde de olur.

  Çok süper bir yazı olmuş tebrikler *_________________*

Devamı olmayacak malesef =) Burada bitiyor oyun =)

Çok teşekkürler ^^
Logged

Hiç bir sanatçının ahlaki eğilimleri yoktur. Sanatçının böyle eğilimler göstermesi affedilmez bir biçem özentisidir.

Oscar Wilde
Marissa
Merry Gentry
Yönetici
Has Türk Kahvesi
*******
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 6703


''Est Solarus oth Mithas''


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #11 : Aralık 22, 2007, 00:56:21 »

sonunu sevmedim sevemedim başka türlü bitmeliydi bence.  Üzgün ama şu var ki sanırım bizde yaşamıyoruz hayatı,hayal gücümüz artık kalmadı,tamamen maddiyata dayandı yaşamımız,çocukken ne masumduk isteklerimiz nasıl basitti,ben ay savaşçısı olacaktım,yada bir casus ,düne dayalı hayalkırıklığımızı unutmuyor gözümüzde büyütmüyormuyuz,keşke benim karşıma da bir ''Adam ''çıksada beni de  Lehte ırmağı ndan geçirse.Oyununu çok sevdim.merak ediyorum da canım kaç aldın bu yazından umarım notun yüksektir yoksa hocanı her an parçalayabilirim.(bkz Kadırgalı Marissa)

 Sarılan
Logged




**** Harley Quinn'e -Işın'ıma çokkk teşekkürler muahh***

Ne dilediğine dikkat et derler.Şey dualarına daha çok dikkat et.Ne istediğinden emin ol,çok emin ol.Bir tanrının tam olarak istediğiniz şeyi size ne zaman vereceğini asla bilemezsiniz.

*Ahh Bill ahhhh...
eessrraa
~kontes~
Demleme Çay
******
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 860


%20 normal insan :P


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #12 : Aralık 22, 2007, 00:59:34 »

çok güzel olmuş Alkış Alkış
murat'ın hikayesi gerçekten ilginçti
paylaşım için teşekkürler
Logged



yokum,yoksun,yok Dil Çıkaran
Arna Belorn
Hayal Cennetin Gözyaşları
Yönetici
Has Türk Kahvesi
*******
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 8559


Don't lose your fair !


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #13 : Aralık 22, 2007, 01:03:26 »

sonunu sevmedim sevemedim başka türlü bitmeliydi bence.  Üzgün ama şu var ki sanırım bizde yaşamıyoruz hayatı,hayal gücümüz artık kalmadı,tamamen maddiyata dayandı yaşamımız,çocukken ne masumduk isteklerimiz nasıl basitti,ben ay savaşçısı olacaktım,yada bir casus ,düne dayalı hayalkırıklığımızı unutmuyor gözümüzde büyütmüyormuyuz,keşke benim karşıma da bir ''Adam ''çıksada beni de  Lehte ırmağı ndan geçirse.Oyununu çok sevdim.merak ediyorum da canım kaç aldın bu yazından umarım notun yüksektir yoksa hocanı her an parçalayabilirim.(bkz Kadırgalı Marissa)

 Sarılan

daha almadım =) yazar yazmaz buraya koydum =) çok saol bu arada katılıyorum sonunu ben de sevmedim.

çok güzel olmuş Alkış Alkış
murat'ın hikayesi gerçekten ilginçti
paylaşım için teşekkürler

ben teşekkür ederim okuduğun için =)
Logged

Hiç bir sanatçının ahlaki eğilimleri yoktur. Sanatçının böyle eğilimler göstermesi affedilmez bir biçem özentisidir.

Oscar Wilde
Sürgün Melek
Tasarım Stüdyosu Üyesi
Telve
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 676



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #14 : Aralık 22, 2007, 01:16:25 »

Çok güzel olmuş ama sonu biraz daha güzel olabilirdi.Bana sonu hemen bitsin de kurtulayım diye  yazılmış gibi geldi.Yani biraz zorlama olmuş  Hede Hödö Neyse yinede konusu ve sürükleyici olması güzel.Bir yazını daha okumuştum sanırım adı güzün gözyaşlarıydı umarım doğrudur.Aslında ikisini karşılaştırmak doğrumu bilmiyorum ama   o daha güzeldi.
Ben diğer yazılarınada bakayım en iyisi  Aww
Logged

Hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz.
Bir ömür karşılığı, bir ömür yani.
Ne saçma...
Bahar mıdır bizi bu hale getiren?
Galiba.

~Can Yücel
Sayfa: [1] 2 3 4   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: