|
|
Sinema Dergisi ~ Kasım 2005
Yeni Filme Yeni Yönetmen: Mike Newell
'Dört Nikah Dört Cenaze' ve 'Donnie Brasco' gibi en iyi bilinen filmlerini 90'larda çekmiş olmasına rağmen yönetmenlik geçmişi çok daha eskiye uzanan deneyimli bir sinemacı olan Mike Newell, Harry Potter serisi yönetmenleri arasındaki ilk İngiliz.
Newell'ın filmografisine baktığımızda, bunca yıllık kariyerinde belli bir türe,belli bir tarza ya da belli oyunculara bağlı kalmamış olması dikkat çekiyor ilk önce. Bu güne kadar pek çok değişik türü denemiş ve hemen hepsinde başarılı işler ortaya koymuş olan yönetmen, filmografgisindeki bu çeşitliliği 68'de başlayan ve 10 yıl devam eden televizyon kariyerine bağlıyor bir röportajında. 'O sırada İngiltere'de film endüstrisi diye bir şey yoktu'diyor röportajında. 'Her türlü yerli üretim başarısız oluyordu ve piyasa James Bond türevi Amerikan filmlerinin egemenliğindeydi.O zaman insanların iş bulabildiği,bir şeyler yapabildiği,bir şeyler deneyebildiği en iyi yer televizyondu.O dönemden çok iyi şeyler çıktı. Ken Loach, Stephan Frears, Michael Apted gibi yönetmenlerin hepsi orda yetişti. Hepimiz 30'lu yaşlarımızın başında, TV filmi çekerek başladık sinemaya. Televizyonda başlamanın en iyi taraflarından biri bence her türü bol bol deneme fırsatı bulmaktı bence. Drama, trajedi, komedi, aksiyon, her şey çekiyorduk'.
80'lere doğru, genel eğilimi izleyerek o da diğer meslektaşları gibi sinema filmi yapmanın yollarını aramaya başlamıştı. 1976 yılında çektiği televizyon filmi 'The Man in the Iron Mask' bir şekilde Amerikan sinemalarında gösterim olanağı bulunca o yol önünde açılmış oldu. Başrollerinde Charlton Heston, Susannah York ve Stephanie Zimbalist'in rol aldığı sinema filmi 'The Awakening'i bu sayede çekti. 1980 yapımı 'The Awakening'in hemen arkasından Yeni Zelanda'da çektiği gerilim filmi 'Bad Blood'geldi.Değişik türlere uyum sağlamak ve çalıştığı oyunculardan iyi performans çıkarmak konusundaki yeteneğinin yavaş yavaş fark edilmeye başlandığı bu yıllarda drama,gerilim ve komedi türünde filmler ve ara sıra da televizyon dizileri çekmeye devam etti ama asıl çıkışını 90'lı yılların başında yaptı.İtalya'da geçen bir drama olan 1991 yapımı filmi 'With Enchanted April'üç dalda Oscar'a aday gösterildi ve Cleveland Uluslar arası Film Festivali'nde en iyi film seçildi.Başrollerinde Gabriel Bryne,Ellen Barkin ve henüz şimdiki gibi tanınmayan Brendan Gleeson'ın rol aldığı 'Into the West'ise ertesi yıl Cleveland'da aynı ödüle layık görüldü.En bilinen filmlerinden birisi olan'Dört Nikah Bir Cenaze'yi iki yıl sonra 1994'te çekti.İngiliz usulü mizahın damgasını vurduğu bu usta işi romantik komedi,En İyi Film ve En iyi Yönetmen dalında BAFTA ödülü kazandı ve En İyi Film Oscar'ına aday gösterildi.Film,bütün dünyada o kadar ilgi gördü ki Mike Newell hayatında ilk kez benzer türde teklifler almaya başladı.Aralarında 'Nothing Hill'in de yer aldığı bu teklifleri geri çeviren yönetmen yoluna başrollerinde Al Pacino ve Johhny Depp'in rol aldığı bir gangster filmi olan 'Donnie Brasco'yla devam etmeyi tercih etti.Son iki filminde New York'taki hava trafik kontrolü memurlarının zorlu yaşamını perdeye getiren filmi 'Pushing Thin' ve muhafazakar bir kız okulunda kendisi ve öğrencileri üzerinde baskı yaratan geleneksel anlayışa başkaldıran bir kadın öğretmenin hikayesini anlatan filmi "Mona Lisa Smile"-önceki filmlerindeki başarının gerisine düşen ve her ikisiyle de beklenen ilgiyi görmeyen yönetmen, şimdi son yılların en önemli sinema olaylarından biri olduğunu söyleyebileceğimiz Harry Potter serisi filmlerinden birisinin yönetmeni olarak karşımızda. Daha önce hiç özel efektlerin bu kadar yoğun olarak kullanıldığı büyük bir prodüksiyonun yönetmenliğini üstlenmiş değil ama bu sorumluluğun endişe verici tarafını bir kenara koyup her zamanki gibi yeni bir şey denemenin heyecanına konsantre olmuş görünüyor. "Buz Fırtınası", arkasından "Kaplan ve Ejderha", sonra da "The Hulk". Bu nasıl oluyor dersiniz? Oluyor çünkü çoğu yönetmen için tutarlılık sıkıcı bir şeydir aslında" diyor. " Onun için bizi zorlayacak iddialı bir teklif geldiğinde çoğunlukla kabul ederiz. Tutarlılığa önem veren ve hep aynı çizgide işler yapan yönetmenler de var tabi ama çoğunlukla 'neden olmasın?' diyoruz."
'Ateş Kadehi'ndeki bütün özel efekt numaralarını çok sade bir gerilim hikayesinin vitrini gibi görüyor ve yeni Harry Potter filmi için, "Bir anlamda bugüne kadar yapılmış en ibüyük Hollywood filmi" diyor. "Ortada çok iyi bir gerilim hikayesi var, bunun dışındakiler bir tür varyete şovu. Seyircinin perdede görmeyi beklediği bir takım şeyler var, dolayısıyla beklenen eğlenceyi sunmalısınız. Sonuçta daha az süslemeli Avrupa tarzı bir film değil bu. Şarkılı danslı bir şov gibi." Uzun zamandır Hollywood da çalışan yönetmenin, "Ateş Kadehi"nin yönetmenliğini kabul etmesinin en önemli sebeplerinden birisi tekrar kendi ülkesi İngiltere'de çalışma fırsatı bulmak aslında. " Uzun zamandır kendi ülkeme dönüp İngiliz tarzı bir şeyler yapmak istiyordum" diyor. "Bu da tam aradığım şeydi. Üstelik harika oyuncularla çalıştım. Bunu bir tatil gibi görmenin çılgınca olduğunun farkındayım ama benim için gerçekten yeni ve harikalarla dolu bir dünyayı keşfetmek gibiydi."
Mike Newell'ın değişik türlerdeki deneyimi, oyuncu yönetimindeki başarısı ve bir Harry Potter filmi yöneten ilk İngiliz olmasından doğan avantajlarını iyi kullanabilirse başarılı bir iş ortaya çıkaracağına kesin gözüyle bakılıyor.
Sinema Dergisi / Kasım 2005
Hazırlayanlar: earwen ve Fantasticc
2005 - 2008 © Harry Potter Cafe |