Bırakın bir Harry Potter filminde rol almayı, oyuncu olmayı bile hayal etmeyen sıradan bir lise öğrencisiyken Haryy'nin ilk aşkını oynamak üzere seçilen siz oluyorsunuz ve birdenbire kendinizi yıllardır hayranlıkla izlediğiniz ünlü oyuncularla dolu bir sette buluyorsunuz. Özellikle de genç seyircilerin kulağına gerçek olmayacak kadar güzel bir rüya gibi geliyor olmalı bu? Ama dördüncü filmde Harry'nin ilk aşkı Cho Chang'ı oynamak üzere 5000 aday arasından seçilen Katie Leung'un yaşadığı tam da böyle bir şey. Londra'daki seçmelere katıldığında hiçbir oyunculuk deneyimi yokmuş. Bir tek okul piyesinde bile rol almamış.'Biraz dans deneyimim vardı o kadar' diyor bir röpörtajında. 'Oyuncu olmayı hayal eden kızlardan değildim. Aslında bayağı utangaç bir tipim .Öyleki günlerce hiç kimseyle konuşmadan okula gidip gelebilirim. Sınıfta parmağımı kaldırıp soru soramam. Dikkat çekmekten nefret ederim. Dolayısıyla bu işe girmeyi hayal bile etmemiştim. Oyunculuk yalnızca özgüven sahibi kişilere göre bir iş diye düşünürdüm.' Sonra bir gün televizyonda 16 yaşında, Asyalı görünümünde kızlar arandığını duyan babası şansını denemesi gerektiğini söylemiş. Bunun üzerine Katie, hiç umudu olmamasına rağmen, sırf babasının gönlü olsun diye seçmelere katılmış. Kazanacağını aklının ucundan bile geçirmediği için seçmelere eğlence gözüyle bakıyormuş. Bu sayede umduğundan daha rahat bir görünüm sergilediğini düşünüyor. Adaylar arasındaki pek az Asya kökenli İskoçyalı'dan biri olması da şansını epey arttırmış ama elbette öyle ya da böyle sonunda Harry Potter'ın ilk aşkı Cho Chang'ı oynamak üzere seçilen o olmuş.
Dördüncü film, asıl olarak Üçbüyücüler Turnuvası'nı merkeze alıyor biliyorsunuz, ama bu büyük maceranın yanı sıra yetişkinliğe adım atan ve karşı cinsi keşfeden kahramanlarımızın ilk gençlik sanclarına tanık oluyoruz bir yandan da. İşte Harry'den bir sınıf küçük okul arkadaşı, Rawenclaw takımının arayıcısı, Cho Chang, bu noktada giriyor devreye. Harry, bir gülümsemesiyle aklını başından alan bu güzel kızdan çok etkileniyor ve onu Hogwarts'ın Noel Balosu'na davet istiyor ama öte yandan bu onu neredeyse Lord Voldemord'la karşılaşmak kadar çok ürkütüyor. Bu arada Cho Chang'ın, Harry'nin Tuırnuva'daki takım arkadaşı Cedric Diggory'nin kız arkadaşı olması işleri daha da karmaşık hale getiriyor.
Rolü aldığından beri genç kızların kıskançlık ve öfke dolu bakışlarını üzerinde hissetmeye başlayan Katie, hayranların durumu biraz abarttığını düşünüyor.
Şimdiden ondan nefret edenlerin bir araya geldiği bir sürü web sitesi kurulmuş çünkü. "Oysa Harry'nin kız arkadaşı bile değilim aslında" diyor. "Cho'nun başka bir erkek arkadaşı var zaten ve Harry onun yanına bile yaklaşamıyor." Bu durum Harry Potter hayranlarını daha da kışkırtıyor olmalı. Kamera karşısındaki ilk deneyimi, Katie'nin oyunculuk konusunda en büyük dezavantajı olarak gördüğü utangaçlığını biraz olsun üzerinden atmasına yaramış. Rol arkadaşı Daniel Radcliffe'e sorarsanız doğal bir yeteneği var. Kendini henüz oyuncu olarak görmüyor ama film çekiminin her anından büyük bir keyif aldığını ve sinemaya devam etmek istediğini söylüyor. Serinin bundan sonraki bölümlerinde de yer alan bir karakteri canlandırdığına göre en azından bundan sonraki diğer Harry Potter filmlerinde yeniden karşımıza çıkabilir. "Oyunculuğa devam etmek istiyorum tabii ama 'Ateş Kadehi'muhteşem bir deneyimdi, her zaman karşıma bu kadar iyi fırsatlar çıkar mı bilmiyorum" diyor. "İlk ve son filmim olsa bile Harry Potter'ın ilk aşkı olarak hep hatırlanacak olmak müthiş bir şey."
Sinema Dergisi / Kasım 2005