J.K. Rowling'in bütün dünyada satış rekorları kıran kitaplarını Warner Bros'a götürüp Harry Potter uyarlamaları harekatını başlatan yapımcı David Heyman, "İlk filmle gurur duyuyorum ama sanırım ikinci film daha eğlenceli olacak" diyor. "Daha fazla macera, daha çok aksiyon ve daha çok mizah var." Kitabın çok sadık bir uyarlaması olan ve hatta kimilerinin tam da bu yüzden kitabın büyüsünden yoksun olmakla eleştirdiği ilk film, yönetmeni Chris Columbus'un da söylediği gibi "bir nev'i keşif öyküsüyldü". Hogwarts Cadıcılık ve Büyücülük Okulu'ndaki ilk yılında Harry Potter'la birlikte biz de, yeni, renkli ve sihirli bir dünyanın kendine özgü kuralları, kahramanları ve geçmişiyle tanıştık. İkinci filmdeyse tanışma faslını geçip doğrudan maceraya dalıyoruz. Hogwarts'taki ikinci yıllarında yeniden bir araya gelen küçük büyücüler, Harry Potter, Ron Weasley ve Hermione Granger, okulu tehdit eden karanlık ve esrarengiz bir güçle karşı karşıya kalıyorlar. Filmin yönetmeni Chris Columbus'un da söylediği gibi "Felsefe Taşı"ndan daha karanlık ve ürkütücü bir atmosferi var "Sırlar Odası"nın. "İlk Harry Potter filmini sevdiyseniz ‘Sırlar Odası'nı da seveceksiniz" diyor yönetmen. "Daha korkunç yaratıklar ve daha derinden gelen bir tehlike duygusuyla dolu daha karanlık bir hikaye."
Kitabı okuyanlar hatırlayacaktır, Harry Potter'ın, yaz tatilini geçirmek üzere döndüğü teyzesiyle eniştesinin evinde başlar yeni macera. Hiç de iyi bir yaz geçirmemiştir. Harry (Daniel Radclifffe). Bir kere bütün yaz sihir konusundaki yeteneğini korkutucu bulan Teyzesi Petunia'yla (Fiona Shaw) Eniştesi Vernon Dursley'nin (Richard Griffiths) baskıcı tavırlarına tahammül etmek zorunda kalmıştır, üstelik hiçbir mektubuna cevap vermeyen en iyi arkadaşları Ron Weasley'yle (Rupert Grint) Hermione Granger (Emma Watson) tarafından da unutulmuş olmanın üzüntüsü içindedir. Üvey çocuk muamelesi gördüğü teyzesinin evindeki cehennem hayatından kurtulup okuluna dönmek için sabırsızlanmaktadır. Bu arada aniden ortaya çıkıveren ev cini Dobby, okula döndüğü takdirde büyük bir tehlikeyle karşı karşıya kalacağına inandığı Harry'nin Hogwarts'a dönmesini engelleyen de odur zaten. Ancak Dobby'nin bütün ısrarlarına rağmen Cadıcılık ve Büyücülük Okulu'na dönmekte kararlı olan Harry, uçan bir otomobille yatak odasının penceresi önünde beliren Ron ve kardeşlerinin yardımıyla teyzesin evinden kaçmayı başarır. Bu arada Harry'nin Hogwarts'taki ilk yılında gösterdiği kahramanlık bütün okulda duyulmuş ve küçük büyücü hayran bakışların ilgi odağı haline gelmiştir. Ron'un okula yeni başlayan kızkardeşi Ginny (Bonnie Wright), ilk yılında fotoğrafçılığa merak saran Colin Creey (Hugh Mitchell) ve Karanlık Santlara Karşı Savunma dersinin kendini beğenmiş yeni hocası Gilderoy Lockhart da (Kenneth Branagh) Harry'nin yeni hayranları arasındadır. Ancak Hogwarts'ın karanlık bir gücün tehdidini hissetmeye başlamasıyla birlikte, Ron ve Hermione ile bütün dikkatini esrarengiz yeni günlüğüne vermiş olan Ginny dışındaki herkesin bakışlarındaki hayranlık yerini şüpheye bırakır. Harry, kendisini birdenbire şüpheli durumuna düşüren ve çok sevdiği okulunu tehdit eden bu karanlık güce karşı koymak zorundadır. "Sırlar Odası"nın çekimleri, "Felsefe Taşı"nın gösterime girmesinden sadece üç gün sonra başlamış. Yönetmen Chris Columbus liderliğindeki ekip, ilk filmi çekmek üzere Londra'daki Leavesden Stüdyoları'na kapanmış ve dış dünyayla bağlarını yeniden koparmışlar. Columbus, bütün dış etkilerden soyutlanmış böyle bir ortamı bir devam filmi çekmek için sağlıklı bulduğunu söylüyor gerçi ama pek fazla seçeneği de yok zaten.
Yedi filmlik Harry Potter serisinin aynı genç oyuncularla tamamlanabilmesi başka türlü mümkün değil. En önemli üç karakteri canlandıran küçük oyuncular, Radcliffe, Watson ve Grint, o yaştaki bütün çocuklar gibi çok hızlı büyüyorlar, o yüzden de filmlerin 12 ya da en fazla 18 ay arayla gösterime girmesi gerekiyor. İlk iki filmi yöneten Chris Columbus'un üçüncü filmde yerini bir başkasına bırakmak istemesinin asıl sebebi de, bu yoğun çalışma temposu yüzünden aylardır kendine ve çocuklarına hiç zaman ayırmaması... "Evde Tek Başına" filmleriyle isim yapan Chris Columbus Harry Potter projesinin yönetmenliğini üstlenmeden önce "Stepmom", "Nine Months" ve "Mrs Doubtfire"ı çekmişti. Son zamanlarda çektiği filmlerin giderek duygusallaşmasında pek hoşnut olmayan yönetmen, kendisini mesleki açıdan bir dönüm noktasında hissettiği dönemde böyle bir projeyle çıkış yapmaktan çok memnun olduğunu söylüyor. Dolasıyla üçüncü filmin yönetmenliğini Alfonso Cuaron'a bırakıp yapımcılığı üstlenecek olmasınıni kendisine daha fazla zaman ayırmak istemesinden başka bir sebebi yok.
HARRY İLE GANDALF YİNE KAPIŞACAK
Şimdiye kadar Harry Potter'dan hoşlanmayan seyircinin bundan sonra da filmi ilgi çekici bulmayacağını düşündüğünden olsa gerek Warner Bros, ikinci filmi bu kez tamamen hayranları hedef alan bir kampanyayla tanıtıyormuş. Buna karşılık Columbus, Harry Potter hakkında hiçbir şey bilmeyen seyircinin filmden daha fazla zevk alacağını iddia ediyor. "Tek düşündüğüm, yapabileceğim en iyi filmi yapmaktı" diyor yönetmen ve ekliyor , "Samimiyetle söylüyorum ki ikinci film, Harry Potter hakkında hiçbir şey bilmeden izleyenler için daha eğlenceli bir deneyim olacaktır."
Kimbilir Columbus gerçekten samimi ve bu sözleriyle belki yeni izleyicilerin aklını çelebilir ama ilk filmi tatmin edici bulmayanlar başka şeyler duymak isteyecektir. Çünkü izleyenlerin bir bölümü "Felsefe Taşı"nın fazlasıyla uzun ve hikayenin büyüsünü kaçıracak denli sadık bir uyarlama olduğunu düşünmüşlerdi. Kimilerine göre, filmin en büyük rakibi olan "Yüzüklerin Efendisi" gişede gölgede kalmasına rağmen "Felsefe Taşı"ndan çok daha iyi bir uyarlamaydı. Bütün dünyada yakın tarihlerde gösterime girecek iki filmin biri yaşlı biri genç iki büyücüsü, Harry ve Gandalf, bu yıl yine kapışacaklar. "Yüzüklerin Efendisi"ni beğendiğini itiraf eden yapımcı David Heyman, "Etkileyici bir filmdi ama ikisini karşılaştıramayız" diyor.
Aslında "Sırlar Odası", ilk filmi tatmin edici bulmayanlar için bile umut vaat ediyor. J.K. Rowling'in bugüne kadar yazdıkları içinde en çok ikinci kitabı sevdiğini söyleyen Columbus "Kitapların sinemaya en yatkın olanı bu aslında" diyor. "Çok aksiyon ve çok mizah içeriyor, dolasıyla bu seferki film çok daha eğlenceli bir sinema deneyimi yaşatacaktır. Kamera çok daha hareketli."
Filmin fragmanına bakılırsa Columbus haklıymış gibi görünüyor. Bu arada ilk filmde çok eleştirilen efektlerin de yoğun çekim programına rağmen geliştirildiği söyleniyor. Ne de olsa bu sefer Industrial Lights and Macig de işin içinde. İlk filmi seyredenler, süpürgelerin üzerine binen küçük cadıların dört topla oynadıkları Quidditch oyununu hatırlayacaklardır. "Felsefe Taşı"nda en çok bu sahnelerde devreye giren efektler tatminkar bulunmamıştı. Bu filmde, ilk önce Quidditch oynanan sahneleri çeken Columbus "Ben her zaman Quidditch'in bir adım daha ileri götürülebileceğini, hızlandırılabileceğini ve biraz daha sertleştirilebileceğini düşünmüştüm. Karakterlerle arkaplan daha iyi birleştirilebildi ama zamanımız yetmiyordu" diyor. "Bu kez çok daha iyi bir iş çıkardık. Görsel efektler, ne kadar çok zaman ayırırsanız o kadar iyi oluyor. Bu kez daha fazla zamanımız olduğu için daha iyi efektler elde ettik biz de."
Önceki filmden daha fazla heyecan, aksiyon ve kahkaha vaat ettiği söylenen "Sırlar Odası"nda eski karakterlerin hepsi geri dönüyor ama yeni kötüler, yeni hocalar ve yeni yaratıklarla yeni karakterler açısından da zengin bir film söz konusu. Karanlık Sanatlara Karşı Savunma dersinin yeni hocası Gilderoy Lockhart'ın, seyirciyi en fazla güldürecek karakterlerden biri olduğu söyleniyor. İkinci sınıf öğrencilerine verdiği ilk sınavda kendisiyle ilgili sorular soran profesör Lockhart'ı, İngiliz aktör Kenneth Branagh canlandırıyor. Heyman, "Uslanmaz bir narsist" diye tarif ediyor Lockharth'ı. Gilderoy Lockhart'ın, Rowling'in hayal gücünün ürünü muhteşem bir karakter olduğunu düşünen Branagh ise Hogwarts'ın büyülü dünyasında çok eğlenceli günler geçirdiğini söylüyor.
Filmin afişinde de göreceğiniz ev cini Dobby, filmin bilgisayar teknolojisiyle yaratılmış bir başka yeni karakteri. Yeni maceranın başında Harry'yi Hogwarts'taki tehlike konusunda uyarmaya gelen bu tuhaf görünüşlü cin de bir hayli komik sayılır. Büyük yeşil gözleri ve yelken gibi kulaklarıyla kısacık boylu, sıska bir yaratık olan Dobby, kıyafet olarak eski püskü bir yastık kılıfı giyiyor.
ROWLİNG TIKANDI MI?
Kitapların doğal akışı içinde "Sırlar Odası"nın daha karanlık bir havası olduğunu söylemiştik. Columbus bu havayı doğru aktarabilmek için elinden geleni yapmış. "Harry Potter uyarlaması yapmanın en zor tarafı kitabın içinden filmde kullanılacakları seçmek" diyor yönetmen. "Mümkün olsaydı yedi sekiz saatlik filmler çekerdim. En büyük arzum, kitabın hayranlarının her birini memnun edecek bir film çekmekti. Karanlığından, keskinliğinden ve karakterlerinden hiç ödün vermeden, kitabın ruhunu tam olarak yakalayabilmiş bir film."
Konu açılmışken kitapların son durumuna da bir göz atalım "Goblet of Fire", yani dördüncü kitap ancak 2005'te ya da 2006'da gösterime gireceğine göre ortada beşinci kitaba dair henüz hiçbir şeyin olmamasında paniğe kapılacak bir durum yok. Önceden "Harry Potter and the Order of Phoenix" diye isimlendirilen kitabın bu yaz piyasaya çıkması planlanıyordu ama şimdi en erken önümüzdeki yıl yayınlanacak gibi görünüyor. Rowling, önceki dört kitabı bir yıl arayla çıkarmıştı ama bundan sonra yazacağı her kitabı beşinci kitap kadar uzun sürede yazarsa yedinci kitap, yedinci filmin programına yetişmeyecek ve Steven Kloves'un senaryoyu yazmak için yeterli zamanı olmayacak. "Order of Phoenix" çok parlak bir kitap olursa Rowling, sebep olduğu gecikmeden dolayı kendini affettirecektir muhtemelen. Filmin yapımcısı Heyman'a sorarsanız yazar, bir molayı çoktan hak etti zaten. "Bu kadın dört yılda dört kitap yazdı, üstelik dördü de muhteşem kitaplardı" diyor. "Ve şimdi de istediği gibi bir kitap yazabilmek için biraz zamana ihtiyacı var. Neden herkes bunu bir yazar bunalımı şeklinde algılamak eğiliminde?"
Yeni kitabın 300 sayfa civarında olacağı söyleniyor. 220 sayfalık ilk kitaptan uyarlanan film iki saatin üzerindeydi. Bu ay gösterime girecek "Sırlar Odası"nın da 150 dakikanın üzerinde olması filmi çekenlerin kitaplara ne kadar sadık olduklarının bir başka göstergesi olarak kabul ediliyor. Dediğimiz gibi ilk filmi gereğinden uzun ve kitaba gereğinden fazla sadık bulanlar olmuştu. Colombus'a sorarsanız filmin süresi daha çok yetişkinlerin mesele yaptığı bir şey. "Büyükler bu konuda daha kibirli oluyor" diyor yönetmen. "Çocuklar içinse hiç sorun değil. Hatta konuştuğum çocukların çoğu filmi çok kısa bulduklarını söylediler."
Bu hesaba göre 600 sayfanın üzerindeki "Ateş Kadehi"nin 7 saat civarında bir film olması gerekiyor ki bu, Colombus'un çok güvendiği küçük seyirciler için bile makul bir süre sayılmaz. Bütün bunları düşünmek için henüz çok erken tabii. Şimdi herkes "Sırlar Odası"nın gösterime girmesini bekliyor sabırsızlıkla.
Devam filmlerinin genellikle orijinal filmin hasılatının yüzde 60 ila 70'i kadar iş yaptığı düşünülürse yeni filmin 700-800 milyon dolar hasılat yapması beklenebilir ki bu da Warner Bros.'un "Harry Potter" projesini devam ettirmesi için fazlasıyla yeterli bir rakam sayılır. "Üçüncü 'Harry Potter' filmi iki yıla kadar gösterime girecek" diyor yapımcı Heyman. "Ama 'Harry Potter 4'ü düşünmek için henüz çok erken. Bakalım ikinci film nasıl olacak. 'Harry Potter' projesinin çok heyecan verici bir döneme girdiğini düşünüyorum."
Üçüncü filmi yeni bir yönetmenin devralacak olması sevindirici bulanlar var. Özellikle ilk filmden hoşnut olmayanları kazanmak için iyi bir fırsat olabilir bu .1998'de Gwyneth Paltrow ve Ethan Hawke'un rol aldıkları "Büyük Umutlar"ı, ardından geçtiğimiz yılki Bağımsız Film Festivali'nin çok ilgi gören filmlerinden biri olan "Y tu mama tambien/Ananı da"yı çeken Alfonso Cuaron'ın Harry Potter and the Prisoner of Azkaban/Harry Potter ve Azkaban Tutsağı"ndaki performansı gerçekten merakla bekleniyor.
Bu sayıda yayınlanan Chris Cloumbus söyleşisini okumak için tıklayın.
Yine bu sayıda yayınlanan Daniel Radcliffe söyleşisini okumak için tıklayın.
Sinema Dergisi / Kasım 2002