Harry Potter Cafe
Anasayfa
Forum
Haber Arsivi
Üye Ol
Haber Gönder
Resim Galerisi
Resim Galerisi
Resim Galerisi Tıkla
Zümrüdüanka Yoldaşlığı
Beşinci Film
Zümrüdüanka Yoldaşlığı Tıkla
Yedinci Kitap
Yedinci Kitap
Yedinci Kitap Tıkla
Unbroken Universe
Unbroken Universe
Unbroken Universe Tıkla

Unbroken Universe ~ Otuz Birinci Bölüm | Kaynaklar ve Cevaplar
 
Kitaplar
 
• Bilgiler
• Hatalar
• Bölüm Resimleri
• Orjnal Isimler
• Kapaklar
• JK Rowling
• Mary Grand Pré
• Çevirmenler
Filmler
 
• Bilgiler
• Oyuncular
• Yapım Ekibi
• Röportajlar
• Posterler
• VCD / DVD
Oyunlar
 
• Oyun Bahçesi
• Felsefe Taşı
• Sırlar Odası
• Azkaban Tutsağı
• Ateş Kadehi
• Quidditch
Ayrıntılar
 
• Hortkuluk
• Büyülü Mekanlar
• Büyülü Eşyalar
• Canavarlar
• Karakterler
• İsim Anlamları
• Gerçek Büyü
• H. Potter ve Aile
Koleksiyon
 
• NG Kids 11/05
• Filmartı 11/05
• Sinema 11/05
• Sinema 06/04
• Sinema 11/02
• Sinema 02/02
• Milliyet 08/05
Senin Sayfan
 
• Teoriler
• Şiirler
• Şarkı Sözleri
• Hikayeler
• Çizimler
Materyal
 
• Avatarlar
• İmza
• Duvar Kağıdı
• Ekran Koruyucu
 
Forumda Kim Var?
122 Ziyaretçi, 3 Üye (1 Gizli)

Dame,
Glacius

 
Google

 

Bir efsane mi, yoksa pazarlama şaheseri mi?

Milliyet Pazar / 7 Ağustos 2005

Kimileri "Harry Potter"ı bir pazarlama mucizesi, çocukları sömüren bir kitap dizisi olarak görüyor. Daha yazılırken her şeyin tüketim hesaplarıyla planlandığını iddia ediyor. Kimileri için de "Harry Potter" kitapları çok sürükleyici ve ününü, başarısını hak ediyor.

Harry Potter serisinin altıncı kitabı "Harry Potter and The Half Blood Prince" 16 Temmuz'da birçok ülkede piyasaya çıktı. Biz de ekim ayında Yapı Kredi Yayınları tarafından "Harry Potter ve Melez Prens" ismiyle Türkçesi piyasaya sürülecek. Çıktığı ilk saatte 250 bin satan kitap yine rekor kırdı. İlk 24 saatte ise satış rakamı neredeyse 7 milyona ulaşmıştı.

Türkiye'deki çocukların da yakından tanıdığı Harry Potter ve arkadaşlarının maceraları  tüm çocuk kitapları dünyasında bir efsane oldu. Her ne kadar onu "Karanlık", "Çocuklara uygun değil", "Bir pazarlama mucizesi" diye eleştirseler de o satışlarına devam etti. Biz de "Harry Potter"ı, çocuklara olan etkilerini çocuk edebiyatı yazarlarımız Yalvaç Ural ve Sevim Ak ile konuştuk. Onların söylediklerine cevapları da "Harry Potter"ların çevirmeni, şu anda da altıncı kitap üzerinde Kutlukhan Kutlu ile birlikte çalışan Sevin Okyay'dan aldık.


Bizim çocuk kitaplarının durumu ne?

Sevim AkSevim Ak: Türkiye'de iyi örnekler var ama ulaşamıyor çocuklara, okunmuyor. Bir kere öğretmenler ve veliler çocuk kitaplarını pek tanımıyor. Kendi çocukluğunda ne okumuşsa çocuğuna da onu okutuyor. Ya da klasikler okutuyor çünkü onlar garantili kitaplar... Bir de kitabın her yere ulaşabilmesi için eğitim müfredatı içinde yer alması gerekiyor.

Yalvaç Ural: Çocuklar bir okulda imza topluyorlar, "biz Yalvaç Ural'ı istiyoruz" diye bende gidiyorum o okula. Hoca diyor ki, "Yalmaç Ural bey hoş geldiniz." Öğretmen daha benim adımı bilmiyor. Ama "Harry Potter"ı tanıyor.

Sevim Ak: Ama bu sistem o kadar başarılı olmuş ki... Doğu Anadolu'da kütüphane kuruyoruz... Yüzlerce kutu var, onları açarken bir çocuk geldi, üstünde başında doğru dürüst bir kıyafeti yok, yalınayak okulda. Bize 'Harry Potter' çıkacak mı?" diyor. Mezrada yaşıyor, elektriği, suyu yok ama "Harry Potter" o mezradaki o küçücük eve girebilmiş.

Yalvaç Ural: Bu işi yapanlar "Biz ürünlerimiz mezraya kadar götürürüz. Hem de Ömer Seyfettin'den, Yalvaç Ural'dan önce" diyor.


"Harry Potter" dizisinin altıncısı çıktı ve yine rekorlar kırdı. Siz "Harry Potter olayı"na nasıl bakıyorsunuz?

Yalvaç Ural: " Harry Potter"  kitapları çocuğu bir meta, satış yapılacak bir alan olarak görüyor. "Harry Potter"  çocuklara bir şeyler taşıyayım, onların dünyasını renklendireyim, güzel bir eser bırakayım diye yola çıkmamış. Bir yazarı var gibi görünen ama aslında arkasında 27 yazarın bulunduğu, ordu tarafından senaryosu yazılmış bir ürün.

27 yazar nerden çıktı şimdi?

Yalvaç UralYalvaç Ural: Kitabın ilk baskılarını bulup hikâyenin aslında ilk  halini sonra çekilen filmle karşılaştırdılar mı? Eklenenleri görecekler. "Pokemon topu tuttu, biz de bu öykünün içine topu atalım" diyen olmadı mı sanki ve öyle süslenmedi mi hikâye? Neyse, "Harry Potter" için şöyle düşünülmüş belli: "Biz öyle bir şey yazmalıyız ki, sonrasında bir filmi olmalı, tekstil ürünlerini, oyuncağını, hatta kenef süpürgesini yapmalı, çocuğa 350 milyon liradan satmalıyız."

Sevim Ak: Daha kitap yazılırken filminin yapılacağını, oyuncaklarının satılacağını biliyorsunuz. Tamamen tüketim hesaplarıyla planlanıyor her şey. Çocuğun hangi ruhsal ve psikolojik ihtiyaçlarına cevap veriyor diye düşünerek değil de ondan tüketici yaratma felsefesiyle hareket ediliyor.

Tüm bu anlattıklarınız olmasaydı, bu sadece bir kitap olarak karşınıza çıksaydı... Yine o kadar kötü bir kitap mı?

Yalvaç Ural: Çok sıradan. Yani Gülten Dayıoğlu; J.K Rowling'den daha iyi. Çünkü Rowling sadece bir masal geleneğinin üzerinde bir okulu inşa ediyor.

Sevim Ak: Batı'da kreatif yazarlar var. Önce gençlerin, çocukların sorunları ne, onları saptırıyorlar. Uyuşturucu, okul sorunları gibi... Bir de nelerden hoşlanır? Bilim kurgu, fantastik edebiyat, macera... Bunları birleştirip kitaplar yaratıyorlar.

Yalvaç Ural: "Harry Potter"da başka bir ilginçlik daha var. Hiç bir çocuğun 600 sayfayı okuma sabrını göstereceğini sanmıyorum, içinde büyü bile olsa.

Sonuç olarak...

Yalvaç Ural: Bizim görevimiz çocukları mümkün olduğunca sömürü dünyasından uzak tutmak. Şimdi hiç kimse çocuğu fast food yiyeceklerle beslemenin iyi bir şey olduğunu anlatamaz. Bir de insan beynini fast food ile beslemeye başladığı zaman -ki "Harry Potter" edebiyat kitapları içinde bir hamburgerdir- durum daha ciddileşir.

Sevim Ak: Artık iki-üç yaşındaki çocuklar medya sayesinde her şeye tanık olabiliyor. TV başında geçtiğinde tamamen dışarıda, edilgen bir durumda oluyor. Birilerinin ölüyor olması, TV'de yaşananlar onun için fazla şey ifade etmiyor. Artık sokakta da dehşet verici bir sahne gördüğünüz zaman kafanızı çevirip  geçebiliyorsunuz, zaping yapar gibi. İşte artık hayal kahramanlarına ihtiyaç duyuyoruz. Ortaçağda bu kahramanlar vardı; periler, büyücüler... Bugün "Harry Potter"la geri geldiler.


Sevin Okyay:

Sevin OkyayHarry Potter'ın başarısının diğer çocuk kitabı yazarlarını, yayıncılarını gücendirmesini doğal karşılıyorum. Koskoca Ursula K. Le Guin bile "Ben de büyücü kitabı yazmıştım, Harry'ye niye bu kadar rağbet gösteriliyor?" diye serzenişte bulundu. Ama Roke'deki büyücülük okulu ile Hogwarts arasında, biz birincisine de bayılsak bile, dağlar kadar fark var. Her şeyden önce, Le Guin'in okulu çocuk büyücülere mahsus değildi, Harry'nin sırrı burada.

J.K. Rowling'i ve Harry Potter dizisini maddi çıkar peşinde koşmaya çalışmakla suçlamak haksızlık olur. Yazar, kitabın sırlarını sonuna kadar saklamak dışında bir çabada bulunmuyor. İlk gününde sadece İngiltere ve ABD'de milyonlarca satan bir kitap için ne diye çabada bulunacaksın? 10 yılı aşkın süredir, altı kitaptır devam eden bu mucize, geçici olacağa a benzemiyor.

Doğru dürüst satmayan kimi genç cadı, vampir, vesaire kitapları bile satmaya başladı. Potter okuyucuları yeni kitabı beklerken arada benzer kitap okuyor. Harry Potter'ın çocukların okumasına yol açtığı da bir gerçek.

"Harry Potter ve Felsefe Taşı", daha önce hiç kitabı yayımlanmamış bir yazarın ısrarı ve inadı sayesinde, risk almayı kabul eden küçük bir yayınevine kabul ettirdiği bir çocuk kitabıydı. Gerçi ben, kendisi de fantezi seven Rowling'in işin başından beri büyüklerinde kitabı okuyacağını umut ettiğini sanıyorum ama esas okur kitlesini çocuklar oluşturdu. Başlangıçta  ise kitap iddiasız bir şekilde piyasaya çıktı, okundu, sevildi adı duyuldu, fısıltı gazetesiyle reklâmını yaptı. İkinci kitaba geldiğinde, kimi hassas burunlar para kokusu almıştı, içine girdi. Rowling "merchandise" tabir edilen, kitaplarla ilgili tüm malzemenin anlaşmalara dâhil olması için elinden geleni yaptı. Bir söyleşisinde , "Merak etmeyin, ben de sizin köşenizde dövüşüyorum" diyordu, bir boks terimini kullanarak. Olmadı ama iş çok büyümüş, onu da aşmıştı. Ayrıca satanlar ne kadar para kazanmış olursa olsun, bunlar da sonuçta birer oyuncak ve çocuklar hep oyuncağı sevmiştir.

Harry, fantezinin bilimkurguya galebe çaldığı bir dönemde, şanslı bir zamanda ortaya çıktı sanıyorum.

Harry Potter bir Kemalettin Tuğcu karakterinden farksızdır: Annesi ile babası o bir yaşındayken âlemin en büyük karanlık büyücüsü tarafından öldürülmüş, kendisi canını zor kurtarmıştır. Hain akrabalarının yanında kalır, kuzenini eskilerini giyer, yarı aç yarı toktur. Ve yine karşısındakileri alt eder. Böylesi özelliklerin, küçük ya da büyük herkese hep hitap edeceğini düşünüyorum.


Ülkü Tamer:

Harry Potter birinci kitabını ben çevirdim. İkinciyi de okudum. Sonra fırsat olmadı diğerlerini okumaya.
Ülkü Tamer

"Harry Potter" sadece çocukların değil, büyük okurların da çok ilgisini çeken, okudukları bir kitap. Bu yüzden satış rakamları bu kadar çok oluyor. Ayrıca "uluslar arası satış kuralları"na  çok uygun bir şekilde yazılmış bir kitap. Ve son derece sürükleyici geliyor çocuklara. Tüm bunların arkasında bir de büyük bir reklâm gücü olunca satmaması mümkün değil.


Gülten Dayıoğlu:

Açıkçası "Harry Potter" hiç okumadım. Etkilenmekten korktum. Ama etkilerini, hakkında çıkan yazıları takip ediyorum.
Gülten Dayıoğlu

Bu bir organizasyon. Aynen bir satranç oynar gibi, her şey  düşünülmüş, yerli yerinde. Bir de ilk çıkışı ilginç buldu halk. "Rowling tren istasyonunda yazmaya başlamış 'Harry Potter'ı, bir yazar doğuruyor" falan... Çocuk dünyasını araç edinerek  çok büyük bir ticaret yapılıyor. Ben ömür boyu böyle şeylere karşı durdum.

Bu işin etrafındaki pazarlama gücü o kadar büyük ki artık  bu güç, kitabı, yazarı falan aşmış durumda. J.K. Rowling bu gücün içinde küçük kalıyor.

 

 

Milliyet Pazar / 7 Ağustos 2005
Hazırlayanlar: emmahermione ve Fantasticc
2005 - 2008 © Harry Potter Cafe

Harry Potter Cafe © 2005-2007 All rights reserved.